Fragmanları dönmeye başladığı andan itibaren herkesin diline pelesenk olan küfürleri ve kabalığıyla kimimizi güldüren kimimizi de kızdıran filmin kahramanı iyi kalpli; fakat maganda Recep İvedik, bazı elit üstü kesimlere -fazlaca benzerlik gösterdiği aşağılanası(!)-Türk halkını hatırlattığı için her türlü tepkiyi topladı. Karakterin sahibi komedyen Şahan; medyanın yürüttüğü kombine çalışmalar sonucu hiçbir komedyenle kavga etmeyince Kemal Sunal’ın tahtına aday gösterildi ve “kültür farkı” yaratıp nefret ettiremediklerimizin gönlündeki komedyenin yerine dokunalım ki başarılı olanı her koldan karalamayı başaralım düşüncesiyle ait olmadığı bir kavganın içine sokulmaya çalışıldı. Şahan Gökbakar bu oyunu da savmasını bildi.

Asıl meselemize gelirsek… Nedir bu filmi bu kadar çekilmez yapan? Neden gerçeğe yakın bir karakter ille de tuu/pis/kaka olsun? Çünkü Recep İvedik aslında bizim yüzleşmekten kaçtığımız yurdum insanını birilerine fena halde hatırlatıyor. Recep Avrupa’ya karşı çizilen “Biz beyaz Türkler ne kadar modern ve de kültürlü üstüne bir de çağdaş, lüks yaşayan ama görgülü insanlarız; Türk olabiliriz ama kanımızda Avrupa var Avrupa!” imajını temelden sarsıyor. Oyunu bozan haliyle istenmiyor. Dolayısıyla maskelerinin düşmesinden korkan imitasyon aydınlar + sosyetik elitler önce filmini sonra kendini hayatlarından silerek Avrupalı olabileceklerini düşünüyorlar. Deneyin, Avrupalı nasıl olunur siz de göreceksiniz!
Burada şimdi yılların eskitemediği sinema eleştirmenleri gibi Recep İvedik’ten sanat akımları çıkarma çabalarına girecek değilim. Film güzeldi işte. Klasik müzik eserleriyle zenginleştirilmiş uzun koridorlardan geçerek ilerleyen çok manalı sahnelerle dolu bir sanat filmi değildi elbet. Küfürleriyle, davranışlarıyla doğaldı, basitti ve komikti. Çok daha fazla küfür daha az komedi unsuruna (ben de gülüyorum yanlış anlaşılmasın) moda olduğu için paralar döküp ön sıralardan gülenler sıra Recep gibi gerçekçi bir karaktere gelince krizlere giriyorlar. Zorlarına gitti herhalde. Bir zamanlar sokaklarında top koşturup ip atladıkları ara mahallelerin çocukları onlar gibi olamadı, hep kaba ve cahil kaldı diye üzüldüler değil mi? Açık konuşuyorum: ben de onlar için üzülüyorum. Şahsen Karadenizli olmama rağmen karşıma kendine has şivesiyle konuşan bir laz çıktığında da gülüyorum. Alay ettiğim için mi? Asla. Hoşuma gittiği için. Çünkü bana o yörenin sıcaklığını, fıkralarını, misafirperverliğini, yardımseverliğini vs. ne varsa hatırlatıyor. Sorun şu ki siz bundan hoşlanmayanlar; Recep’e veya başka karakterlere ve hatta kendi halkına gıcık olanlar. Açık konuşalım: Rahatsızlığınız nedir? Korkunuz halkınızdan değil içinizdeki cahil Recep’ten olsun. İvedik’ler eğitilebilir ve hatta içlerinden sizden birkaç boy büyük aydınlar da çıkabilir. İnsanın, ekonomisi harika herkesin üniversite mezunu olduğu süper güç bir ülkenin başkanı gibi vicdanı olacağına varsın insanlarla hemen sıcak bir ilişki kurabilecek kadar cana yakın bir cahil gibi yüreği olsun.

Son olarak sevgili Recep düşmanları; biz eğitimlisi - eğitimsizi, her yaş grubundan çeşitli gelir gruplarından en kültürlümüzden okuma yazma bilmeyenimize kadar; biz insanları parasına göre değil karakterine göre değerlendirenler diyoruz ki: Eğer siz Avrupalıysanız biz değiliz. Sizin entegre olmaya çalıştığınız ama nedense hep kapılarından döndüğünüz Avrupa bizden siz olmamızı istiyorsa biz almayalım; çünkü hepimiz Recep İvedik’iz! Hep beraber size bakıyor ve böğürerek gülüyoruz. Hazımsızlık yaptıysa da doktorunuza başvurmanızı tavsiye ediyoruz. Afiyet olsun.
Özgün İçerik Kodu: 71442326A2CEC12583DED6660909BEEEDA73E5BD
iki bira çeksen ne olur, komşuluk öldümü hahahaha
YanıtlaSilRecep İvedik gerçekten güzel, öz ve çok doğru bir tipleme.
Bravo Şahan'a.
Tespitleri analiz edip güzelce yazıya döken sana da bravo hayatım.