18 Ekim 2008 Cumartesi

Parayla Satın Alınamayanların Dünyası

Takma kirpiklerini kırpıştırarak gözlerini süzen sevgilisine bakıp “Paranın satın alamayacağı şeyler de var Nalan” diyen erkeklerle bu gerçeği geç de olsa idrak eden kadınların başrollerini paylaştığı eski Türk filmleri vardı bir zamanlar. 60-70 kuşağı net biçimde, 80-90 kuşağı gülümseyerek hatırlar bu filmleri. O zamandan bu zamana Türk filmlerinin gösterdiği değişimden aşağı kalmayarak parayla satın alınamayanlar listesi de biraz değişim gösterdi haliyle. Eskiden para zamanı satın alamazdı; fakat şimdi, önemini korumakla birlikte, paranın açtığı pratik yollar zamanı satın alıyor ne yazık ki. Eskiden para sevgiyi de satın alamazdı mesela. Boğulduğumuz bu bulantılar dünyasında, gerçek sevgiyi olmasa da sevgiliyi gayet güzel satın alabiliyor para. Paramız yokken yanımıza kar kalan pek çok değerin önemini yitirdiğini ve parası olanlar için bizi biz yapan değerlerimizin tüketilebilir ürünler haline geldiğini izliyoruz acıyla. Ama hiçbir özelliğin ve hiçbir servetin yerini alamayacağı değerlerimiz var hala yanımızda.

Sen okuyucu; ne kadar güzel/yakışıklı olursan ol, ne kadar paran olursa olsun cebinde, sınıfın ve sıfatın nerede ve nasıl anılırsa anılsın, en lüks yerlerde jet sosyetelerde göstersen bile adını, okuyup bitirmiş olsan bile bütün okulları, kültürlü ailenin kültürlü çocuğu kıyafetini bile giyiyor olsan üstüne nereden geldiğin fark etmez; eğer yetişmediysen alçakgönüllülüğün, insaniyetin, düşünmenin ve üretmenin tarlalarında; öğrenmeyi ve acıyı tadarak büyümeyi yaşayacak kadar sahip çıkmadıysan hayata, görüntülerden ibaret şekilci bir hayatın döngüsünde kaybolmuş basit bir soluk kutususun. Vücudunun boş yere yer kapladığı bu salak dünyada. Ve bundandır bütün kavgan, hırçınlığın. Senin kavgan benimle değil kendinle ey okuyucu! Bilirim ki söylenenden üzerine alınman gerekenleri seçecek kadar kurnazlık kazandın bu yollarda! Ardına saklanmaya çalıştığın maske düşeli ne sular aktı köprülerin altından bir bilsen.Artık ikimiz de biliyoruz maskenin ardında sahip olamadıklarını…

Koş demiyorum sana; yetiş demiyorum. Yüzleş ve itiraf et hiç demiyorum.

Hayatında bir kez olsun bir şeyi öğren, bir şeyi bil, bir şeyi kabul et diyorum sadece.

Yerini bil

yeter…

Özgün İçerik Kodu: ED6C655159A345D89633311F3A678A948AA67C6A

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder