Kimden geldi, nereden geldi bu hastalık bilmiyorum. Bir ihtimal ananemden bulaşmış olabilir. Annemi es geçmiş direk bana aktarılmış bir gen olabilir bu. Eski Türk filmlerine karşı ciddi anlamda bir zaafım var. Dikkat, ilgim var demiyorum. Zaafım var diyorum. Bu bir zaaf olmasa hangi aklı başında insan repliklerini artık ezbere bildiği filmleri tekrar tekrar izler ve "Vay anasını ne sosyal mesaj vermişler" diye oturup ağlar?
Orta 3'te kör olasıca LGS sınavına hazırlanırken gittiğim dersanenin rehberlik hocası "Boş zamanlarında rahatlamak için neler yaparsın?" diye sorduğunda "Kitap okurum, müzik dinlerim" diye cevap vermiştim. Adam da onca öğrencinin boş zamanlarında rahatlamak için ne yaptığını aklında tutamayacağı için önündeki kağıda söylediklerimi not alıyordu. "Türk filmi izlerim, eski Türk filmlerini" dediğimde gözlerini iri iri açarak ilgisini önündeki not aldığı kağıttan eski Türk filmlerine yönlendirince neden eski Türk filmlerini izlediğimi anlamadığını anlamıştım. "Nesini seviyorsun eski Türk filmlerinin?" diye sordu şaşkın ve gerçekten cevap bekleyen bakışlarla. "Seviyorum çünkü" dedim. "Huzur veriyor. Gerçekçi olmayabilir, oyunculukları ve teknolojileri berbat olabilir ama samimi" dedim. Şimdi düşünüyorum da sebebini açıklamasam 15 yaşında bir kız gibi Türk filmleri izlememi anlayabilirdi belki hoca. Ama 15 yaşında bir kız gibi Türk filmi izleyip bunu 30 yaşında bir kadın gibi açıklayınca gözlerindeki anlamama ifadesi gitmedi haliylen. Her neyse, o benim filmleri neden izlediğimi anlamadan, ben onun neden bu filmleri izlediğimi anlamadığını anlamadan o günler de geçti gitti. Daha sonra lise yıllarında eski Türk filmlerinden esinlenme bir senaryoyu film haline getirme işine girişmiştik. Hem yönetmen olacaktım hem de çok sevdiğim bir rolü icra edecektim. Ikınsu olacaktım. Yönetmenin daha "y"sini bile başlayamadan müdürden şiddetli bir red cevabı geldi. Ikınsu'ya sıra bile gelmedi.
Özellikle lise yıllarında depreşen Türk filmi sevdam babamın da dikkatinden kaçmadı. "Yakışmıyor sana" dedi gülerek, yarı şaka yarı ciddi. Dedim ki kendime "Ulan neden Türk filmlerini sevdiğimi babam bile anlamadı." Ondan sonra da neden Türk filmlerini sevdiğimi birilerine anlatmaktan vazgeçtim. Bir dönem üniversitede ananemin yanında kalırken eve erken geldiğimde onunla oturup Türk filmi izlerken karşılıklı ağladığımızda yalnızca "Sen de mi?" diye sormuştu. Birbirimize bakmış ve Türk filmlerinde ağlayanlara has özel bir sinerjiyle konuşmadan anlaşmıştık.Sorgulamadı ananem. Kabullendi.
Geçen gün deliler gibi izlemediğim Türk filmlerini indirirken (ne kadar da çoklarmış) fark ettim ki bu iş neredeyse benim için ayrı bir ihtisas alanı olmuş. İzlediğin, ezberlediğin yeter artık, dedim. Yeşilçam günlerini başlattım. İlk seçtiğim filmle ilgili notlar aldım. Aslında seçmek için düşünmeme bile gerek yoktu, açık ara hepsinden önce benim için. İzledikçe, yorumladıkça burada da yayınlayacağım Yeşilçam filmleriyle ilgili yazılarımı. Belki o zaman anlarsınız eski Türk filmlerini neden bu kadar sevdiğimi.
Özgün İçerik Kodu: 3D142D73373C6A850F8D6C26406999F3C4B0C3A2

ay bayılırım
YanıtlaSilolsa da izlesem
korsana karşıyız ama her an eski türk filmi izleme ihtiyacımızı gideriyorsa dur diyemiyoruz :p
YanıtlaSilindiriyoruz, izliyoruz :p