17 Ağustos 2009 Pazartesi

17 Ağustos


Dün gece saat 03:30 civarında çöp atmak için mutfak balkonuna çıktım. Karşı komşu balkonda oturuyordu. Karşı komşumuz buraya taşınmadan önce Yalova-Çınarcık'ta oturuyormuş. Kadın, eşi, bir kızı ve oğlu Rize'de tatildeyken geri kalan 4 çocuğu Çınarcık'ta evlerindelermiş. 17 Ağustos depreminde Çınarcık'taki evlerinde kalan 4 çocuğunu da kaybetmiş. Vicdan azabı, son kez görememe özlemi, evlat acısı ile geçen 10 yıl... İşte dün gece deprem saatinde o kadın balkonda oturmuş depremde enkaz altında kalıp hayatını kaybeden çocuklarını düşünüyordu.

Bütün gün boyunca televizyonlarda 17 Ağustos depremi ile ilgili haberler yayınlandı. Belki 10. yıl olmasının sebebi ile uzun bir süre üzerine 17 Ağustos depremini ilk günkü gibi hissettim. Hem karşı komşumuzun o hali hem de gördüklerim/izlediklerim tekrar tekrar aynı şeyleri düşünmeme sebep oldu. 17 Ağustos depremini yaşayan belki de herkese depremden bir anı kaldı. Belki bir korku, bir zaaf, bir tedirginlik, psikolojik bir rahatsızlık ya da hastalık.
Gölcük depremi gerçekleştiğinde Düzce'deydim. Depremi çok yakından hisseden ve ciddi yıkıma uğrayan yerlerden biriydi Düzce. Daha sonra Düzce depremi ile karşı karşıya kaldığında çok daha büyük bir yıkım yaşamıştı. O dönemde kış mevsimine girmek üzere olduğumuz için hemen hemen her evde soba yanıyordu ve bu durum pek çok konutta deprem sonrası yangın ile sonuçlanmıştı. Bu bakımdan Düzce depremi belki de daha acıydı.
Her iki depremde de depremden en çok etkilenen bölgelerde yaşayan akraba sayım oldukça fazla olmasına rağmen ve çoğu enkaz altından çıkmasına rağmen çok yakın akrabalarımdan ya da arkadaşlarımdan kimseyi kaybetmedim. Ama yıkıma ve acıya çok yakından tanık oldum.

Yakın zamanda çok değer verdiği ve sevdiği teyzesini kaybetmiş biri olarak başta karşı komşumuzun çocukları olmak üzere 17 Ağustos'ta hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet ve dayanılması çok zor bu acıya dayanabilmeleri için ailelerine sabır dilerim.
Özgün İçerik Kodu: 9E646B2FDBAC4F38555CF4531E12EA6A0C3C1ACA

1 yorum:

  1. Deprem sırasında Çanakkale'deydim. Gece yataktan nasıl fırladığımı ben bilirim. Hiçbir yakınımı ve tanıdığımı o depremde kaybetmemiş olmama rağmen o acıyı yaşayabildiğim kadar yaşadım. Yakınlarını, sevdiklerini kaybedenlerin acısını hayal bile edemiyorum. Allah hepsinin yardımcısı olsun.

    YanıtlaSil