Bugün sensiz geçirdiğimiz 4. gün. Umudumuzu kaybetmedik. Doktorlar hiç umut yok deseler de onlar için olmayan umut bizim için var. İyileşsen bile bizi başka ameliyatlar, başka sorunlar bekliyor olacak ama bunları düşünmüyoruz bile. Bugün ananem yoğun bakıma yanına indirildi. Girmeden önce doktor "Sen girme dayanamazsın" demiş. Ananem kabul etmeyince "Ağlarsan, fenalaşırsan atarım seni dışarı" diye kızmış. Ananem yoğun bakım odasına gelene kadar "Allah'ım bana sabır ver" diye dua etmiş. Yanına gelince ağladı mı bilmiyorum. Neler hissettiğini de tam olarak bilmiyorum. Ama çok dayanıklı ve güçlü görünüyor. Ara ara ağlıyor ama sürekli senin için dua ediyor. Yoğun bakımda başındayken elini tutmuş. "Sıcaktı eli" diyor. Eğer makinaya bağlı değilse çok güzel nefes alıyor da diyor. İlk gün hastaneye gittiğinde daha çok ağlıyorduk, şimdi bütün enerjimizi senin için dua etmeye ayırdık. Hepimiz daha metiniz, daha sağlıklı bakıyoruz olaylara. Kaderde varsa yaşanır ama hepimiz senin için dua ediyoruz.
Doktorlar "Durumu ciddi, her şeye hazırlıklı olun" dediğinde Ahmet dayımın tansiyonu düştü ve bayıldı. Bugün yoğun bakımdan sedyeyle çıkan ölüyü görünce annem de fenalaşmış. Ama şu an herkes iyi.
Düzce'deki neredeyse bütün akrabalar hastaneye geldi. Ziyaretine gelmeyen yok. Dereliköyü'ndeki teyzeler ve çocukları, amca çocukların, dayılarının çocukları, hepsi ziyaretine geldi. Bizi bir an olsun yalnız bırakmadılar. Nurşen Abla ve Ekrem enişte de ilk günden beri geliyorlar.
Bu aralar çekecek çilemiz varmış ki bugün bir de Şeyda yengemin yengesinin öldüğü haberini aldık. Şeyda yengem de senin için çok üzüldü.
Pasajdaki herkes senin için dua ediyormuş. Seni hastaneye getiren kadın ve iki arkadaşın da sık sık ziyaretine geldi.
Amcamı bilirsin. Çok tanımazsın belki ama yufka yürekli olduğunu bilirsin. Annemle konuşmuş bugün, o da ağlamış senin için. Yattığın hastanenin adını, adresi kaydetmiş. Belki gelirim demiş.
Durumunun kritikleştiği ilk anda "İnşallah kimseye kırgın değildir" diye düşünmüştüm. Zerrin abla, hani şu yıllardır dargın olduğun en eski arkadaşın. Bugün annemi aramış. Rüyasında seni görmüş. "Bundan sonra senin kedilerine ben bakacağım Zerrin" demişsin rüyasında. Rüyayı gördüğünde hastanede olduğunu bilmiyordu. İçi rahat etmemiş, annemi aramış. Rüyasını anlatıp nasıl olduğunu sormuş. Annem yoğun bakımda olduğunu, beyninde ödem olduğunu ve durumunun ciddi olduğunu söylediğinde karşılıklı ağlamışlar telefonun iki ucunda. Çok ağlamış Zerrin abla senin için. Bunları okuduğunda şaşıracaksın, biliyorum. Ama kavgalı olduğun, o kinci Zerrin abla bile senin için çok ağlamış teyze.
Doktorlar iki gün sonra sana bağlı makinaları sökecekler ve vücut fonksiyonlarını devam ettirecek güçte olup olmadığını kontrol edecekler. İki gün sonra hala devam edemeyecek kadar güçsüz olursan seni tekrar makinalara bağlayıp bağlamayacaklarını bilmiyoruz. Elimizden gelen tek şey beklemek.
Hiçbirimizi duymadıysan da bugün ananem elini tuttuğunda hissetmiş olmalısın. Hepimiz seni bekliyoruz. Seni sevmediğini düşündüğün, kırgın olduğun, kızgın olduğun herkes bir arada, seni bekliyoruz.
9 Temmuz 2009 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
:(
YanıtlaSilDua edeceğim
Güçlü ol arkadaşım