
“Başarıyı paylaşmayı bilmeyenler başarılı sayılmazlar”
Bundan yıllar önce, başarının bireysel olduğunu zannettiğim zamanlarda okuldan bir kaç arkadaşımla internet üzerinden yayın yapacak bir dergi çıkarmayı düşünmüştük. Hazırlık döneminde çalışırken bir gün arkadaşım şöyle demişti: "Bıraksak dergiyi tek başına çıkaracaksın" Dergiyi çıkaramadık ama birlikte çalışmanın nasıl olduğuna dair küçük de olsa fikirler edindik. Dergi maceramızın üzerinden bir yıl geçmişti. Aynı apartmanda oturduğum ve çok sevdiğim kariyer sahibi bir abla ile iş hayatı ve kendi işi üzerinde muhabbet ediyorduk. Başarının bireyselliği üzerine konuşuyor ve kendi başarısı üzerinde iş arkadaşlarının etkisi üzerinde tartışıyorduk. Konuşmanın bir yerinde şöyle dedi: "Artık ben diye bir kavram yok. 'Biz' var. Biz bir projeyi başarıyla tamamladığımızda bunda çaycısından müdürüne kadar herkesin payı var" İlk duyduğum zaman pek inanmak istemediğim bu cümle zamanla hayatımda ve tanık olduğum hayatlarda adım adım kanıtlandı. Şimdi, başarıyı başkalarından soyutlamak düşüncesi düşünmeyen, kendini kendisine hapsetmiş, egosundan burnunun ucunu bile göremeyen, kompleksli karakterlere yakıştırdığım bir davranış biçimi. Bireyselliğini törpülerken kendi başarısına katkısı olan başkalarının hakkını gasp eden farkındalığı düşük baskıcı düşüncelerin ürünü olarak gördüğüm "bireysel başarı yanılgısı"na 12 - 15 yaş arasında bireylerde rastlamak şaşırtıcı değil; aksine anlaşılabilir bir durum. Ama bu yanılgı 18 yaş üzerinde bir birey için hala devam ediyorsa o bireyin ergenlik psikolojisinden çıktığına inanmak biraz güç. Üzerinde biraz düşündüğünüz zaman hayatınızda ergenlik psikolojisinden çıkamamış bu tip bireylerin ne kadar çok olduğunu fark edebilirsiniz.
Yazının başında "Başarıyı paylaşmayı bilmeyenler başarılı sayılmazlar" cümlesi ile anlatmak istediğim şuydu; o bireyler kendilerini ne kadar başarılı sayıyor olsalar da başarıları üzerinde hakkı olanlar, destekçileri olmaya daha fazla devam etmeyeceklerinden başarıları ne kalıcı olabilecektir, ne saygı görecektir ne de bu başarıların devamı gelecektir.Hayatta her şeyi olduğu gibi başarıyı da paylaşmayı biliniz. Çoğul arasında tekili kaybedin, toplum içerisinde bireysel özelliklerinizi bastırın demiyorum elbette. Bir çalışmayı başarılı hale getiren de zaten farklı bireylerin çalışmaya kattıkları farklı renkler değil midir? Eğer farklı renkler yoksa çalışmanızda, başarılı saydığınız çalışma yalnızca sizin renginizde olanlarca başarılı sayılmaz mı? Herkesi kucaklamayan, içinde farklılıklar barındırmayan başarılara başarı demek doğru mu?
Siz ne isim verirseniz verin, yalnızca sizi baz alan başarılarınız egoizm içinde boğulmuş boş çabalardan öteye geçemeyecektir.
Not: Evet, gönderme yaptım.
Özgün İçerik Kodu: 211A8A29672FB85EA03C4C9FCD8DDB2EDEFFFD1F
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder