21 Mart 2009 Cumartesi

Maskeliler

20 Mart akşamı Üsküdar Kerem Yılmazer sahnesinde “Maskeliler” oyununa bilet almıştım. Bütün Cuma gününü bir projede kullanılacak bazı malzemeleri almak için fellik fellik Eminönü’nü gezerek geçirince akşama oyunu izlemek için çok az miktarda kalorim kalmıştı. Aldığım temizlik malzemelerini işyerinden eve kadar taşıyarak iyice tükettiğim gücümün son damlalarını da çöpe atacağı bir malzemeye ben 10 lira vermeyi kabul ediyorken fatura vermeyi reddeden sokağın köşesindeki elektrikçiyle kavga etmeye harcadığımdan yemek yemeye ne vaktim ne enerjim kalmıştı. Elimdeki eşyaları bırakıp daha önce satın almış olduğum biletleri oyuna yarım saat kala gelip almadığım için başkasına satmasınlar diye aceleyle Kerem Yılmazer Sahnesi’ne koşturdum. Ne var ki beni sahneye ulaştıracak otobüs bir türlü gelmek bilmedi. Geç kaldığım için biletlerin yanması korkusuyla dolmuşa atladım fakat dolmuşta Bağlarbaşı’nda bilinmeyen bir müşteriyi(!) beklerken az önce durakta beklediğim otobüs geldi ve üstelik bindiğim dolmuşu da geçti! Yokuş aşağı koşmak suretiyle biletlerimi yanmaktan kurtardım; fakat koltuğa oturduğumda gözlerimin kapanmak üzere olduğunu fark ettim. 

İsrailli yazar Ilan Hatsor tarafından yazılan Maskeliler oyunu 1990 yılında İsrail tarafından işgal edilmiş bir köyde geçiyor. Biri İsrail’e çalıştığından şüphelenilen, biri Filistin kurtuluş ordusuna katılmış diğeri ise arada kalmış üç kardeşin hesaplaşmalarını ve kavgalarını anlatırken İsrail-Filistin gerçeğini kardeşlik-düşmanlık ekseninde işliyor. Tek perdelik oyun, canlı öğeler barındıran dekor ve üç oyuncunun mükemmel oyunculukları ile sıkıcı olmaktan uzak bir görüntü sergiliyor. Oyunun en etkileyici sahnesi ise en son sahnesi. Sahne karartıldıktan sonra salonun duvarlarında mavi kırmızı yanıp sönen polis ışıkları, silah sesleri, öldürülen insanların çığlıkları vesilesi ile anlatılan hikaye seyirciye yaşatılıyor. 

Oyunu izlerken gözlerimi açık tutmak için fazladan çaba sarf etmek zorunda kaldım. Bitince kardeşim ayağa kalkıp alkışlamayı kastederek “Abla, ayağa kalkmayacak mısın?” diye sorunca “Vallahi çok yorgunum illaki birileri kalkar” diye cevap verdim; fakat ön tarafta üç – beş kişiden fazla ayağa kalkan olmayınca kalkıp alkışa öyle devam ettim. Sonrasında salonun çoğunluğu ayağa kalktı ve bu sebeple perde en az beş kere kapanıp açıldı. 

Ben dolanmaktan, oyuncular alkışlara selam vermekten yorgun haldeyken günü noktaladık ve başka bir oyunda görüşmek üzere salondan ayrıldık. 

Yazan: Ilan Hatsor 
Çeviren: Nebil Tarhan 
Yöneten: Taner Barlas 
Dekor Tasarım: Duygu Sağıroğlu 
Kostüm Tasarım: Zuhal Soy 
Işık Tasarım: Murat İşçi 
Efekt Tasarım: Erhan Aşar 
Dramaturg: Dilek Tekintaş 
Oyuncular: Serdar Orçin, Levent Üzümcü, Mehmet Gürhan

“Maskeliler” oyunu ile ilgili başka bir yorum okumak için buraya tıklayınız. 

Özgün İçerik Kodu: B5148295013FB82F055009F1E79BC37C7E8BF7EF

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder