Acıklı bir veda yazısı yazmak değil niyetim. Bir süredir aklımda olanı eyleme dökmeye karar vermiş olduğum için bu mola yazısını yazmaya yelteniyorum.Nitelikli veya niteliksiz, yazmaya başladığım zamanlardan bu yana saçmaladığım, zırvaladığım, son derece ciddi olduğum ya da çok içten yazdığım zamanlarım oldu. Kendi blog sayfamı açmam hayatımın en kötü zamanlar sıralamasına girebilecek dönemlerinden birine denk geldi. Üzerinden çok geçmiş olmamasına rağmen bu süreç içerisinde hayatımda köklü değişiklikler oldu. Bunlar şüphesiz yazılarıma da yansıdı. Bir süre sonra zamanlama problemine dönüşen bu değişimler, yazılarımdaki güncel havanın üzerindeki en büyük etken oldu. Üzerinde konuşmak, tartışmak istediğim konuları ayrıntılı bir biçimde inceleme fırsatı bulamadığımdan yazdıklarımdan hiç hoşlanmaz hale geldim. Yazılarımı yayınlarken hayal ettiğim bu değildi. Paylaşmak istediklerim, günlük hayatın kavgaları arasına sıkışmış kelimelerim değildi. İlerleyen zamanlarda gördüm ki bu gidişat içerisinde derinlemesine araştırılmayıp analiz edilmemiş olan yazılar, popüler kültürün çarklarına kapılıp sıkıcı kısırdöngüye girmeye çok müsait hale geldi. Çünkü güncel olanı bir kaç cümleyle özetlemek çok kolay ve cazip.
Yaklaşık 4 aylık süre içerisinde gerçekleşen değişimlere bağlı olarak yazmaktan aldığım zevki eskisi gibi alamaz oldum. Kendimi tekrar etmeye, kendi yazımı sevmemeye başladım. Bu gönülsüzlük ile yazmaya devam etmek, hiç kimse için olmasa bile benim için işkence olacaktı. İşte bu yüzden biraz mola vermenin zamanı geldi diyorum. Toprakları nadasa bırakma zamanı geldi, görüyorum. Herhangi bir kızgınlık ya da kırgınlık sonucu alınmış fevri bir karardan değil; bir süredir üzerinde düşündüğüm ve rahatsız olduğum bu gidişata çeki düzen verme çabalarımdan "nadas" diyorum.
Bu kesinti hiç yazı yazmayacağım anlamına gelmiyor; fakat paylaşıma ara vermek gerektiği kesin. Ayrıca vakit ayırabildiğim kadarıyla blog sayfamda sayfanın sağ tarafındaki modüller güncel kalmaya devam edecek. Şu aralar yazmaktan daha çok okumaya ihtiyaç duyduğumu hissediyorum. Bu yüzden yazmaya ayırdığım vakti de okumaya ayırarak ruhumda oluşan bu döngü sıkıntısını yok etmeyi arzuluyorum.
Döndüğümde blogdan başka bir projeyle uğraşmak da planlarım arasında. Fakat bu planlara kendi yazılarımı da yayınlamak dahil olur mu, şimdilik bilmiyorum.
Biraz dinlenmek, dinlendirmek kelimelerime iyi gelecektir diye umut ediyorum.
Işıkla kalın.
Büşra Servet AKDOĞAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder