68 bölümlük yakın tarih gezintisine çıktık Hatırla Sevgili dizisi ve ekibiyle. Zamanında çok söylenip kızmış olsam da merakıma yenilip gecikmeli olarak dizinin ilk bölümünü izlemiştim. Ve daha ilk bölümünü izlemişken sonunu getireceğimi anladım. Yeri geldi bir buçuk saati bulan süresine kızdım, zamanı geldi uzun uzun şarkılı boş sahnelere söylendim, olaysız geçen ve sırf zaman doldurmak için eklenmiş sahneler yüzünden sıkıldım; ama bol bol ağladım, düşündüm, sorguladım ve sonunu getirdiğim her hikaye gibi diziyle aramda duygusal bir bağ oluştu. Bu durum özellikle seri halinde devam eden filmlerde ya da kitaplarda da başıma gelir. Öyle ki hala bazı filmlerden ya da dizilerden bir sahne gördüğümde, bir kitabın bir sayfasını okuduğumda olaylarla ilgili tüm fikirlerim, gördüklerim, okuduklarım başıma üşüşür; sanki ortak anılarımız varmışçasına, hiç başıma gelmeyen şeyler bile olsa, sanki her şeyi ben yaşamışım gibi hüzünlenirim. Bu bakımdan Hatırla Sevgili dizisi de arşivimde ve anı köşemde kendine bir yer edindi. Öyle günler oldu ki bütün gün yalnızca dizinin bölümlerini izledim; bir bölüm biter bitmez uykuya bile aldırış etmeden sonrakine başladım. Hayatımın bir bölümünü tarih, hatıralar, geçmiş ve bol bol gözyaşı eşliğinde beraber geçiriverdik diziyle ve sonuna geldik. Artık bu bağlılıktan sıkılıp bitmesini iple çekmiş olsam bile sonunda kendi ailemden ayrılıyormuş gibi acı çekerek ayrıldım.Konuşacak, tartışacak çok şey var aslında ama yalnızca bir cümle daha söyleyeceğim:
İlginiz, sabrınız
ve dahası cesaretiniz varsa
sonuna kadar izleyin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder