"Einstein'in Büyük Fikri: E=m.c2" belgeselinde Einstein'dan önce yapılan çalışmalara da yer veriliyor. Bu önceki çalışmaların anlatıldığı kısımda Michael Faraday ile ilgili bir bölüm de mevcut. Belgeseli izlerken çalışmalarının yanında Faraday'ın verdiği toplumsal sınıf mücadelesi de çok ilgimi çekti ve Faraday'ın hayatıyla ilgili araştırma yapmaya karar verdim. Faraday'ın hayatı ve çalışmalarıyla ilgili Türkçe kitap bulamayacağımı zaten biliyordum fakat araştırmalar sonucunda ulaştığım ingilizce kitaplara da Türkiye'den ulaşma imkanımın olmadığını gördüm! Ne yani şimdi Faraday'ın hayatını araştırmak için kitapları gidip yurtdışından mı almam gerekiyor? Buna karşılık Einstein'in hayatıyla ilgili çok sayıda kitaba ulaşmak mümkün. Bu beni çok acı bir gerçekle yüzyüze getirdi. Aslında bir adım bile ilerlememişiz. Ülkemizde çevrilen kitaplar demek ki çok satanlar listesine girenler ve çok satmayan kitapları okuma şansımız hiç yok. Türkiye gibi satın almacı ilerlemiş ülkelerde her türlü teknolojik yeniliğe ulaşma şansınız var. Paranız varsa ön siparişlerle kimsede olmayanı kullanma şansına sahipsiniz. Yoksa da bir kaç ay sabredin, kredi kartına 12 taksit yapılacağı günler de gelecektir. Pazarı geniş çünkü. Ama Faraday'ın hayatını kim merak etsin? Onlar da haklı tabi.O kitapları getirmek ya da çevirmek isterseniz Faraday'ın hayatını kime pazarlayacaksınız?
Pazarlama malzemesi haline gelecek kadar büyük değilse (Einstein gibi) bilmeyelim Faraday'ın hayatını. Ne çıkar? Kime kaç yazar?
Faraday'ı kim takar?
Özgün İçerik Kodu: 9CD5FC440752863948750CF3C255187DA59F9668
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder