Ateşten bir çember sarmış her yanımı. Ne yana dönsem öfkesini kusuyor üzerime kalabalıklar. Kime elimi uzatsam kiniyle yanıyorum. Kime anlatmak istesem derdimi, kiminle paylaşmak istesem fikrimi ağzından alev saçan ejderhalarla çevriliyor etrafım. Çemberin merkezinde habire ötekileştiriliyorum. İşte böyle bir ahval ve şerait içerisinde, merkezde yanarken kendi halimde; kaleme sarıldım. Yazdım. Hissederek, isteyerek, yazmadan duramadan yazdım. Güçten korkmadan yazdım. Ama insanı kırmaktan korkarak iki kere düşünerek yazdım. Çünkü çok iyi bilirim ki kendini ne kadar yerine koyarsan koy “o” olmadan bilemezsin kimin neler yaşadığını. Kimsenin kırılma noktası olmak istemediğimden iki kere düşündüm de yazdım. Kırılma noktasında yaşayanların acılarına beraber ağlamak, susturulanın kısık sesine çığlık olabilmek için yazdım. Dünya üzerindeki hiçbir güç içimdeki yazma isteğini ve ihtiyacını bastıracak kadar büyük değil. Yanan vicdanımın sesini ancak ve ancak haksızlığa ve adaletsizliğe karşı durup onu durduracak insan susturabilir. Çünkü hiçbir güç çözümden daha güçlü değildir.Özgün İçerik Kodu: DF6F8F017657F959A086D645B3E370BB16635E4E
ÇOK GÜZEL BİR YAZI TEBRİK EDERİM
YanıtlaSil