Bekir Coşkun, Hürriyet Gazetesi’ndeki yazısında Türkiye’de çatışan bazı değer ve kavramları karşılaştırmalı olarak vermiş. (26.12.20008, Hürriyet Gazetesi) Hatta bu yazı bir de “Laik-İslamcı sözlüğü” ile Vatan Gazetesi’ne haber olmuş. (26.12.2008, Vatan Gazetesi)Bekir Coşkun’un gördüğüm en uzun yazısıydı; bu vesileyle kendisini tebrik etmek isterim. Belli ki kapasiteyi zorlamış. Yazı uzarken bir yandan da biraz enine daralma olmuş; ama en azından boşluklarıyla beraber gazete sayfasında kaplanan alanda dikkat çekici bir artış sağlanmış. Yazıda Coşkun’un karşılaştırmalarının bir kısmına, affedersiniz sözlüğün içeriğinin küçük bir kısmına arada atlamalar yaparak aşağıda yer veriyorum:
Farkında olsanız da olmasanız da, için için sürüp giden bir
büyük çatışma var.
Vuruşma "selamünaleyküm" ile "merhaba" arasındadır.
"Cemaat" ile "cemiyet"in çatışmasıdır bu.
"Hoşgörü" ile "cihat" karşı karşıyadır.
"Türban" bir yanda, "toka" karşı yandadır...
"Şerbet" bir yandaysa, karşı tarafa yerleşen "rakı"dır...
"Gülyağı" ile "losyon"un..
"Gazoz" ile "şerbet"in...
"Sevişmek" ile "halletme"nin...
"Gusül" ile "duş"un...
"Köylülük" ile "kentlilik"...
"Akıl" ile "ezber"...
"Bilim" ile "hurafe"...
…
İyi bakın; bir kavganın tam ortasındayız, bu "aydınlık" ile "karanlığın" çatışmasıdır...
(Bekir Coşkun, 26.12.20008, Hürriyet Gazetesi)
Yazının tamamını okuyanlar sol taraftaki sözcüklerle sağ taraftaki sözcüklerin arasındaki ilişkinin, yazının ortalarından sonra hafifçe bozulmaya başladığını fark edeceklerdir.
"Şerbet" bir yandaysa, karşı tarafa yerleşen "rakı"dır...
"Gazoz" ile "şerbet"in...
Yazının başında sayfanın sol kısmına düşen gerici hareket simgesi “şerbet”, ortalarına doğru sağa geçiş yapıp modern hayatın içine girebilmiştir. Kendisini tebrik ediyoruz. Eğer geçemediyse yani şerbet hala gerici ise, o halde şerbeti gazoz ile karşılaştırmanın ne anlamı vardır? Çünkü zaten rakı, gazozdan üstündür/moderndir/popülerdir. Ya da ben bu yazıdan hiçbir şey anlamamış da olabilirim.
Sözlükte en çok dikkatimi çeken karşılaştırma “Hoşgörü” ile “Cihat” karşılaştırması oldu. O satırda diğerlerine oranla biraz daha fazla oyalandım. Düşündüm, taşındım, debelendim, durdum. Sonra dedim ki kendime “Bu kadar uğraşa ne hacet. Belli ki yazan senin düşündüğün kadar düşünmemiş üzerinde. Bırak düşünmeyi, gazete bile okumamış herhalde.” Zihnimde hoşgörü kelimesinin üzerine bir çizgi attım orta yerinden, üstüne CİHAT yazdım. Büyük harflerle yazdım “Hoşgörü”nün yerine “CİHAT”ı; diğerinden ayrılsın diye, yani illa ki ikilik çıksın diye.
Sizi temin ederim yazımın buradan sonrasını anlamak; Bekir Coşkun’u, sözlüğünü, karşılaştırmalarını, “üç kelime, üç nokta, alt satıra geç” formatında olacaksa neden o yazıların zahmet edilip de yazıldığını, kağıt/mürekkep ziyan edilip basıldığını anlamaktan çok daha kolay.
Öncelikle Coşkun’un yazısını alıp masaüstüne açtığımız bir metin dosyasının içerisine kaydediyoruz. Daha sonra kendimize bir Excel çalışma dosyası açıyoruz. Dosya menüsü içerisinden “Aç” komutunu seçerek masaüstünden metin belgemizi açıyoruz. İçe aktarırken boşlukları ayraç olarak seçip soldaki sözcükler A sütununa; ortadaki “ile, karşısında” gibi karşılaştırma sözcükleri B sütununa; sağdaki modern sözcükler de C sütununa gelecek şekilde yazıyı düzenliyoruz. Sonra B sütununu tamamen silerek karşılaştırma sözcüklerinden kurtuluyoruz. Bu durumda elimizde A sütununda genelde gerici sözcükler, B sütununda da genelde çağdaş sözcükler kalacaktır. Buraya kadar olan adımları eksiksiz tamamlayanlar bir sonraki adıma geçebilirler.
Düzenleme işlemleri tamamlandıktan sonra başlıyoruz bütün sözcükleri okumaya. Kendimize yakın bulduğumuz, kendimize yakıştırdığımız, hoşumuza giden, hayatımızda kendine yer eden, bizi ifade eden sözcükleri istediğimiz renklerle renklendiriyoruz. Bulunduğu sütuna bakmaksızın kelimelerimize renk veriyoruz. Sonra bu Excel dosyamızı, adı “Ben kimim” olacak şekilde kaydediyor ve Bekir Coşkun’a e-posta olarak gönderiyoruz. E-postamızın konusuna “Sen kimsin?” sorusunu yazmayı da unutmuyoruz.
Bekir Coşkun, kendisine yöneltilen “Ben buyum, peki ya sen kimsin?” sorusu ve meydan okuması ile afallayacaktır. Muhtemelen o Excel dosyasını da açamayacaktır. Zira kendisi yalnızca bir tek sütun içeren Excel programı kullanmaktadır. O sütun da zaten önceden tanımlanmıştır. Dolayısıyla, fazla üzerine gitmeyiniz.
Yazıktır, günahtır.
Cezanızı bulur,
Sözlüklere düşersiniz.
Özgüç İçerik Kodu: 3F9A440004CD53260F8FC5350425CE3A06BDE260
bu kampanyayı başlatmak gerekli =)
YanıtlaSil